GenelÖngörüler

Bilgisayarların duygularımızı izlemesine ve hissetmesine izin vermek ürpertici görünüyor. Ancak teknolojinin ilerlemesiyle birlikte, yeni nesiller daha kişiselleştirilmiş, daha elverişli ve duygularımıza uyumlu deneyimlerle, düşüncelerimizi ve hislerimizi kesin olarak anlayabilecek yapay zekânın günlük hayatlarını nasıl kolaylaştırdığını taktir edecek şekilde büyüyecek. Yapay zekâ şu anda bile günlük yaşamın büyük bir parçası. Örneğin, Starbucks günün hangi saatinde siparişlerin daha yoğun olduğunu ve kişiselleştirilmiş önerileri mobil uygulamasında yapay zekâ kullanarak takip edip sunabiliyor. Amazon ise diğer ürünlerle ilgili önerilerde bulunmak için müşterilerin önceki satın alımlarını kullanarak perakende sektöründe bir devrim yarattı.

Yakında yapay zekâ tabanlı müşteri hizmetleri sadece insanlara yardım etmeyecek, duygularımızı anlayacaktır. Bu bilgilerle, şirketler müşteri deneyimini geliştirmek için hizmetlerini ayarlayabilirler. Yapay zekâyı, duyguları değerlendirmek için kullanmanın şahsi hizmette nasıl bir devrim yaratacağını düşünün. Mikrofon, kamera veya yüz tarayıcı gibi sensörler, davranışlarınızı analiz ederek hayal kırıklığınızı tespit edebilir ve hemen yardım almanızı sağlayabilir. Bu tür yapay zekâ online alışveriş deneyimini de ciddi anlamda değiştirecektir. Örneğin bir kıyafet satın almak için web sitesinde dolaşıyorsunuz, bilgisayarınızın ön kamerası yüz ifadelerinizi analiz ederek neyi beğenip beğenmediğinizi tespit edebilir, daha sonra beğeneceğiniz seçenekleri sunmak için önceki tarama davranışlarınızdan gelen verilerle birlikte bu bilgileri kullanabilir.

Tarih yeni teknolojilerin zararlarının, faydaları ortaya çıktıkça azaldığını göstermiştir. İnsanlar karar vermek için müşterilerin, iş arkadaşlarının ve sevdiklerinin duygularını sürekli olarak değerlendirir. Robotlar bu işlemi basitleşirip otomatize eder. Ne kadar çok veriyle beslenirlerse de, o kadar iyi olacaklardır.

Kaynak: https://edition.cnn.com/2019/07/15/perspectives/ai-reads-emotions/index.html