Genel

Güneş ve rüzgâr gibi kaynaklar gezegenimizin geleceği için iyi olsada, fosil yakıtlarda olduğu gibi sürekli ve öngörülebilir bir güç akışı vaat etmiyorlar. Bu gerçek göz önüne alındığında eğer yenilenebilir enerji, enerji kaynaklarımızın önemli bir parçası olacaksa, akıllı enerji depolama sistemlerine güvenmeleri gerekecektir. California merkezli Stem, firmaların enerjiyi verimli bir şekilde saklamalarına yardımcı olmak için yapay zekâyı kullanıyor. Buradaki fikir, yapay zekâyı enerji depolamasıyla eşleştirmek ve böylece işletmelerin ve kuruluşların enerji maliyet tasarrufunu otomatikleştirip değişen oranlara karşı koruyabilmelerini sağlamak.

Stem’in CEO’su John Carrigton, bu teknolojinin enerji harcamalarında hem esneklik hem de kontrol sağladığını belirtiyor. Tamamı bulut üzerinden olmak üzere Athena adını verdikleri yapay zekâ yazılım platformu tarafından yönlendiriliyor. Maliyetin az olduğu zamanda elektrik depolanarak maliyetin yüksek olduğu zamanlarda kullanılmasını sağlanıyor. Yapay zekâ burada müşterinin ihtiyaçlarını, enerji tedarik durumunu, tedarik masrafını ve aynı zamanda tedariğin sürdürülebilirliğini öngörüyor. Şebekede çok fazla enerji depolanması olduğunda üretilen gücün en üst düzeye çıkarılması için çok fazla tahmin ve modelleme yapılması gerekiyor. Depolamayı yenilenebilir enerji ile koordine etmek oldukça zor, bu yüzden yapay zekâ teknikleri bunu daha verimli bir şekilde yapmanın yolu olma yolunda en büyük aday.

Kaynak: https://www.cnbc.com/2019/06/14/the-business-using-ai-to-change-how-we-think-about-energy-storage.html