GenelÖngörüler

Yapay Zeka bugünlerde en çok konuşulan teknolojilerden birisidir. Bir yandan pek çok problemin çözümü haline gelebilir. Kanserin yenilemsi, sürücüsüz araçlar, akıllı enerji şebekeleri ve iklim değişimin önüne geçilmesi, kusursuz müşteri deneyimi ve bir bilimsel patlama. Yani sonsuz akıl, sonsuz zeka sayesinde, insanlığın önemli sorunlarının çözülmesi vaadi ile karşı karşıyayız. Ne kadar güzel…

Bu kadar akıl, bu kadar zekanın acaba olumsuz yan etkileri olabilir mi? Fazla akıl, başa zarar verir mi? Yapay zekanın insanlığın son icadı olacak diyenler var. Zira bu icat ile insan zekasından üstün varlıklar oluşacak, bizi ilhak edecek ve bugünkü insanlığı yok edeceğini düşününenler var. Mümkün mü? Bilemiyoruz.

Cambridge Üniversitesi bünyesinde geleceği araştıran bir merkez var. Center for the Study of Existential Risk. Yani insanlığın varoluşunu tehdit eden risklerin incelenmesi ile meşgul bir kurum. Bu risklerin başında nükleer bir savaş, iklim değişimi, biyolojik riskler, ekonomik, siyasi ve sistematik riskler bulunmaktadır. Bir süre önce yapay zekayı da bu tür risklerin arasına aldılar.

Aynı şekilde Oxford Üniversitesi bünyesinde bulunan Future of Humanity özel olarak bu konu ile ilgilenmektedir. Sırf yapay zeka konusu için Stratejik bir araştırma Merkezi kurmuştur. Bu işleri liderliğini Nick Bostrom yürütmektedir. Özellikle Superintelligence isimli kitabı ile, gelişen bilişim teknolojilerinin olumlu ve olumsuz boyutlarına ışık tutmuştur.

Bir de MIT Üniversitesinde Future of Life isimli bir düşünce kuruluşu var. Max Tegmark liderliğinde insanlığın gelişimi bakımından kritik olan konuları incelemekteler. Yapay Zeka özellikle odaklandıkları bir alandır. MIT Future of Life enstitüsünün başında Max Tegmark bulunmaktadır. Yapay zekayla ilgili ilk 2015 yılında çok önemli bir konferans düzenlendi. Bu konferansta yapay zekanın erdemli, etik kurallara uygun ve insanlığa hizmet edecek şekilde (beneficial) kullanılmasına karar verildi.

Ocak 2017 ayında Max Tegmark tekrar bir konferans düzenledi. Bu sefer Asilomar kentinde. 1975 yılında DNA alanında yapılan konferans sonrasında iki bilim insanı Nobel ödülü kazandı ve biyoteknoloji çağı açılmış oldu. Demek ki bu kasaba önemli toplantıların mekanıdır. Ocak 2017’deki konferansın adı Beneficial AI idi, yararlı yapay zeka.

Bu konferans bize ilham verdi. GelecekHane kurulduğu günden beri yapay zekayı çok yakından takip etmektedir. 2016 yılında düzenlediğimiz Dijital 2.0 – Akıllı İşler konferansında bu akımı ve gelişmeleri konu ettik. Akabinde araştırmalarımızı bir rapor olarak yayınladık.

6 Mayıs 2017 tarihinde Türkiye’de türünün ilk örneği çok önemli bir toplantı düzenledik. İstanbul’da güzel bir bahar gününde özel sektörden, kamudan, STK’lardan, basından, akademisyenlerden, girişimcilerden ve yerli yabancı teknoloji şirketlerinden 50 çok değerli katılımcı ile bir tam günlük çalıştay düzenledik. Bu çalıştayın sonucunda TÜRKİYE YAPAY ZEKA İNİSİYATİFİ’ni (TRAI) kurmaya ve yürütmeye karar verdik. Amacımız yapay zekanın Türkiye’de gelişmesini sağlamak.

Bu bağlamda destek vermek, katkıda bulunmak, istifade etmek, öğretmek veya öğrenmek, kuralları belirlemek, araştırma yapmak, deneyimlerini anlatmak, projeler geliştirmek, verisini paylaşmak, problemini anlatmak, çözüm geliştirmek isteyen herkese kapımız sonuna kadar açıktır. Her ayın 3. Çarşamba akşamı İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) MAGNET mekanında düzenli olarak TRAI Meet-Up buluşmamızı gerçekleştireceğiz. Bu portalden bizi takip ediniz, yorumlarınızı paylaşınız, etkinliklerimize katılınız. Dileriz ki yarınlarımız daha güzel olur, yapay zekanın da buna yararlı katkıları olur.