Etkinlik

TRAI Meet-Up’ın altıncısı, İTÜ ARI6’da yine yoğun bir katılım ve doygun bir içerikle gerçekleştirildi. Bu senenin ilki olan etkinlikte, etik ve hukuk alanlarındaki uygulama ve tartışmalar, uzmanları tarafından paylaşıldı. Bunların yanı sıra davetli girişimler, çalışmalarını paylaşma imkanı buldu.

GelecekHane Kurucusu Halil Aksu, yaptığı açılış konuşmasında, her zaman olduğu gibi bir önceki etkinlikten bu güne yapay zeka alanındaki gelişmelerden bahsetti. Aksu, son bir kez 14 Şubat 2018 tarihli Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nin duyurusunu yaptı. Zirve, İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Ayrıca, aynı gün etkinlik öncesinde, yine TRAI bünyesinde gerçekleştirilen Yapay Zeka ve Etik Çalıştayı’nın sonuçlarına da değinildi. Konuşma, Aksu’nun bu alandaki girişimlere, etkinliğe konuşmacı olarak katılmaları yönündeki açık daveti ile son buldu.

Günün ikinci konuşmacısı olan Cansu Canca, “AI Ethics Lab: Sağlık alanında Yapay Zeka ve Etiği Üzerine” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda birçok ilgi çekici tartışmaya değinildi. Sosyal medya üzerinden bir kişinin intihara meyilli olduğu, yapay zeka ile bir noktaya kadar tespit edilebiliyor. Bu özellik bir intiharı engellemek açısından değerli olsa da mahremiyet tartışmalarını da yanında getiriyor. Yapay zeka, kan zehirlenmesinin erken teşhisinde başarılı, zatürrede radyologlarla aynı seviyede, cilt kanserinde dermatologları geçmiş durumda. Bu kaynak kontrolü açısından verim sağlarken, etik açıdan bakıldığında, her kesimden hastaya aynı seviyede teşhis imkanıyla eşitsizliği de azaltmakta. Bir taraftan akıllı aksesuarlar hasta takibi ve tedavi devamlılığını sağlarken, diğer taraftan kalp pili bir davada yalan makinesi gibi kullanılabiliyor. Peki yapay zeka teşhiste hata yaparsa kim sorumlu olacak? Teşhiste son karar doktorun mu, yoksa yapay zekanın mı olacak? Mahremiyet bunların neresinde? Bunlar AI Ethics Lab‘ın cevaplamaya çalıştığı sorulardan sadece birkaçı…

Burhan Uyan, günün üçüncü konuşmasında “Avukat 4.0: Yapay Zeka ve Hukuk alanındaki Uygulamalar” isimli bir sunum yaptı. Uyan, yargı alanında, süreçleri hızlandırmak, hatayı azaltmak, dilekçe yazımını kolaylaştırmak gibi hedeflerle Sestek ile geliştirdikleri ses odaklı ve yapay zeka temelli uygulamadan bahsetti. Uygulamanın amacı, insanın yerine geçmesi değil, karar destek odaklı bir asistan olması. Örnek olarak, hakim, önündeki bir ekrana “boşanma, şiddetli geçimsizlik, dayak” kelimelerini söylüyor. Her kelime ile birlikte konu bir alt başlığa geçiyor ve ekranın bir tarafına Türk Medeni Kanunu’nun ilişkin hükümleri, diğer tarafınaysa Yüksek Mahkeme’nin emsal kararları yansıyor. Normal şartlarda bir saat, belki duruma göre günler sürebilecek bir işlem birkaç saniyeye indirgeniyor. Uyan, hukukun, insanların adalete ulaşmasını sağlama görevini hatırlattı ve amaçlarının, insanların hukuka adil ve açık ulaşımını sağlayıp, bunu mümkün kılmak olduğunu söyleyerek, konuşmasını bitirdi.

Bu konuşmanın ardından bahsi geçen uygulamayı geliştiren girişim olan Sestek‘ten Çağatay Bey, sahneye davet edildi. Kendisi, ses üzerinden kullanıcı kimliğini belirleme ve sesi kategorilendirme üzerine çalışmalarından kısaca bahsetti. Sestek, Türkçe ses tanımada en iyi girişimler arasında…

Günün devamında Eyedius girişimi, güvenlik alanındaki görsel işleme odaklı entegre sistemlerini konu alan bir sunum yaptı. Dünyada, özellikle gelişmiş ülkelerde hırsızlık olaylarının artışta olduğuna değindi. Suçlu ve kötü niyetli kişilerle karşılıklı bir AR-GE savaşı verdiklerini anlatan konuşmacı, suçluların yöntemlerinden ilginç örnekler sundu. Site girişinde araç plakalarını not alıp bu plakaların sahtesini yaptıran ve bunun ile hırsızlık amaçlı siteye giriş yapanlar, balık adam kıyafeti giyip kendi üzerine soğuk su dökerek, ısı sensörlerini geçenler gibi. Konuşmacı, geliştirdikleri kullanıcıya özel güvenlik sistemlerinden de örneklerle bahsetti. Yüzmeyi seven çocukları, havuz başında kimse yokken havuza girdiğinde uyarılmak isteyen aile ya da oğlu arabasını izinsiz aldığında bunu anında bilmek isteyen baba gibi. Eyedius, bu isteklerin mahremiyet problemini kurdukları melez sistem mantığıyla çözüyor.

Etkinliğin son konuşmasında Bir Bilene Sor‘dan Ertuğ ve Gökan Bey, eğitim alanında geliştirdikleri aynı isimli uygulamalarını anlattı. Uyguluma, kullanıcıların Yks, Ygs, Lys, Kpss, Teog, Dgs sınavları için çözemedikleri soruların fotoğraflarını çekip paylaştıkları ve bu soruların yine kullanıcılar tarafından cevaplandığı bir platform. “Kitle Kaynak” (Crowdsourcing) ve “Kitlelerin Bilgeliği” (The Wisdom of Crowds) yaklaşımlarının güzel bir örneği olan uygulama, çoğunluğu öğrenci olan kullanıcıların istekleri doğrultusunda geliştiriliyor. Yapay zeka temelli bir sistem tarafından her öğrenciye özel rehberlik yapılıyor. Konuşma sırasında uygulamayı kullanan öğrencilerden ilham veren örneklerin yanı sıra, bir çok istatistik de paylaşıldı. 550 bin kullanıcısı olan uygulama, Türkiye’de eğitim alanı için çok büyük bir veri kaynağı. Geliştirici ekip, sorulan ve cevaplanan sorular üzerinden hangi alanların, hangi konuları, hangi illerde eksik, bunu analiz edebiliyor. Bir çok platform ve derecelendirmede, eğitim uygulamaları alanında başarı sahibi olan ekip, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamayı amaçlıyor.

TRAI Meet-Up #6 video kaydını izlemek için Periscope video linkine tıklayınız…

Türkiye Yapay Zeka Zirvesi için tıklayınız…

TRAI ile ilgili yorumlarınızı paylaşmak, talepte bulunmak, tanışmak için bize mail atabilirsiniz: info@turkiye.ai