GelecekÖngörülerTeknolojiToplum

Katil Robotların savaş alanında kullanımının yasaklanması yönünde çağrı ve çalışmalar şimdiden başlamış durumda. Şavaş, dünyanın bazı bölümlerinde küçük ölçeklerde devam etmekte ve azalma eğilimi göstermekte. Öngörülerin geneli büyük ülkeler arasında büyük savaşlar olmayacağı şeklinde. Otonom silahlar konusundaki tartışmalar devam edecek olsa da bu alandaki gelişmeler ortalama insanı etkileyecek gibi gözükmüyor. Ama iş kaybı konusundaki endişeler çok yakına işaret ediyor ve dünyanın genelini kapsıyor.

Peki yapay zekadaki gelişmelerin istihdam üzerinde oluşturduğu kaygılar ne kadar doğru? Bu sorunun cevabı için önce MIT Technology Review‘in konuyla alakalı çalışmaları tablolaştırdığı yazısına bakalım. Tahminler ölçülen endüstriye göre değişiyor ve üzerinde fikir birliği sağlanan bir sonuç yok. Bir taraftan bir futurist, iş kaybının 2022’de bir milyar gibi bir rakama ulaşacağını söylerken, diğer taraftan Gartner‘den bir ekip, daha gerçekçi rakamlarla, 2020’de yapay zekanın oluşturacağı iş imkanlarının yapay zeka kaynaklı iş kaybından daha fazla olacağını belirtiyor.

Yapay zeka (ai) ve yapay genel zeka (agi) ayrımını duymuşsunuzdur. Günümüzde yapay zeka alanındaki bütün çalışmalar bu ayrımdan ilki olan dar, özelleşmiş, zayıf yapay zekaya dahil ve bu tür, insanın yerine geçmekten çok uzak. Bunu daha çok insanın bir yardımcısı, bir uzantısı olarak düşünebiliriz. Bu doğal-yapay zeka melezine modern sentor (centaur) deniliyor. Yapay genel zeka için ise endişelenmemize gerek yok. Onun gelişi için en iyimser tahminler birkaç onyıl şeklinde…

Türkiye Yapay Zeka Zirve‘sinin Açılış Konuşmasında Halil Aksu’nun verdiği 3 kritik öneriden biri şuydu: “İnsanlar, çağrı merkezi, maden gibi tehlikeli, sıkıcı ya da sağlıksız ortamlarda çalışıyor. Bu işler yapay zekaya devredilsin.” Eğer yapay zekanın insanın elinden alacağı işlerin çoğu bu türdense ve iyimser tahminlerdeki gibi yapay zeka ortadan kaldırdığı işlerden daha çoğunu yanında getirecekse, o zaman bu, insanlık için büyük bir insani ilerleme olacaktır.

Kaynak: World Economic Forum