GelecekGirişimcilerTeknoloji

Sitemizde çoğu zaman yapay zekanın algoritmalar halinde programların içlerine gömüldüğü senaryolara yer veriyoruz. Bazılarınızın perspektifinden bu senaryolar yapay zekanın sistematiğini anlamak için belki de soyut kalıyor. Bahsettiğimiz soyutluğu biraz olsun somut örneklere dayandırmanın zamanı geldi, hatta geçiyor bile. Bu makalemizde somutluk algınızı biraz daha arttırmak amacıyla yapay zekanın adeta vücut bulmuş bir halini inceleyeceğiz. Twenty Bn firması tarafından geliştirilmiş “Millie “adlı avatar, bu yazımızın konusu olacak.

Millie’yi sınıflandırmak ve hangi özellikleriyle öne çıktığını tanımlamak gerekirse firmanın onu dünyanın ilk içerik bilinçli yapay zekâsı olarak piyasaya sürdüğünü söylemek doğru olur. Millie sizi potensiyel bir müşteri olarak değerlendirebiliyor ve mağazalara yerleştirmiş ekranlardaki vücut bulmuş haliyle sizin isteklerinize karşılık verebiliyor. O, sizin tepkilerinize bağlı olarak size karşı tutumu değiştirebiliyor ve durum değerlendirmesi yapıp size bu değerlendirmeye yönelik karşılık verebiliyor. Millie, onun vücut bulduğu ekranın çevresine yerleştirilmiş kameralar sayesinde sizin ekran karşısında olduğunuzu fark ederse size adeta laf bile atabiliyor. Bu avatarın en büyük avantajlarından biriyse gerçek zamanlı olarak insanlarla iletişim kurabilmesi ve hizmet sektörünün birçok alanında fayda sağlayabilmesi. Millie’yle dükkanlarda bir yol gösterici veya karşılayıcı rolüyle karşılaşabileceğiniz gibi onu kendi özel avatarınız olarak da kullanabilirsiniz. Sizinle sohbet eden ve size şakalar yapan bir avatar haline gelebilir Millie. Geliştirici firmanın sağladığı bilgilere göre istekleriniz doğrultusunda o, sizin kişisel spor eğitmeniniz rolüne bile bürünebilir. Millie’nin çeşitli alanda kullanılabilmesi hem reklam sektöründe yeni bir alan yaratarak yaratıcı bir ekosistem oluşturuyor hem de yapay zekayı insansı hale getiriyor.

Millie’nin insansı özelliklerinin yalnızlık sorunları yaşayan ve psikolojik anlamda desteğe ihtiyacı olan insanlar için de faydalı olabileceği dile getiriliyor. Dünya Ticaret Örgütünün verilerine göre global olarak dünyada 125 milyon 80 yaş üstü insan yaşıyor ve bu veriler aynı zamanda dünya nüfusunun geçmişe oranla çok hızlı bir şekilde yaşlandığını gösteriyor. Yaşlıların bakımını sağlayabilecek kurumların eksikliği ve yaşlılara arkadaşlık edebilecek bireylerin bulunamaması sorunlarına Millie ile çözüm getirilebileceği umuluyor.

Millie’nin kullanım alanları genişledikçe onun kabiliyetlerinin ve insanları anlama özelliğinin de gelişeceği ürünün tanıtımında bahsedilenler arasında. Mille’nin geliştirilmesi aşamasında veri akışının son derece önemli bir rol oynadığını bahsetmekte fayda var. Geliştirici şirket Twenty Bn, ellerinde dünyanın en büyük veri setleri olduğunu iddia ediyorlar ve dış kaynaklara da kendi veri setlerini açmalarının mümkün olduğunu belirtmek için bir web sitesi bile hazırlamışlar. Veri setleri genel olarak videolar halinde insan davranışlarının, hareketlerinin ve tepkilerinin kaydedilmesinden oluşuyor. Bu verilerin Millie’nin geliştirilmesi aşamasında kullanıldığı düşünürse şirketin bu denli başarılı bir ürünü nasıl piyasaya sürdüğü anlaşılabilir. Ellerinde olan verileri arttırmalarıyla da şirketin Millie’yi daha da geliştirecekleri rahat bir şekilde söylenilebilir.

Kaynaklar:

https://medium.com/twentybn/introducing-millie-the-first-context-aware-a-i-on-the-planet-d545eb6046b1
https://20bn.com/products/datasets
https://20bn.com/products/millie