GirişimcilerHaberler

Yapay zeka ekosistemindeki girişimlerden olan, uçtan uca uyum çözümleri platformu Sanction Scanner’ın kurucu ortağı Fatih Coşkun TRAI’nin sorularını yanıtladı.

– Kendinizi ve ekibinizi tanıtır mısınız?

Bilgisayar mühendisliği ve işletme lisans mezunuyum. Kendimi teknoloji ve ticarete meraklı bir girişimci olarak tanımlıyorum. Kariyerimde bir süre çok uluslu bir finans teknolojileri şirketinde yazılım takım lideri olarak çalıştım. 6 yıl önce Codevist Teknoloji A.Ş.’yi ve buradaki çalışmalarımız devam ederken 2019 haziranda da yeni global girişimimiz olan Sanction Scanner’ı kurdum. Bu iki şirketin kurucusu olarak finansal teknolojiler alanında katma değer üretmeye çalışıyorum. Sanction Scanner’da on kişilik genç ve dinamik bir ekiple çalışmalarımızı ilerletiyoruz.

Fatih Coşkun

– Sanction Scanner ne yapıyor?  

Sanction Scanner firmaların finansal suçlarla mücadele ve regülasyonlara uyum süreçlerini destekleyen çözümler sunan bir fintech/regtech girişimidir. Birleşmiş Milletler’in açıkladığı verilere göre her yıl dünyada 800 milyar – 2 trilyon dolar değerinde para aklama suçu işleniyor. Bu küresel GDP’nin %2- %5’ine denk geliyor. Suç örgütleri para aklama faaliyeti ile suç faaliyetlerinin gizlenmesini ve suç örgütlerinin büyümesini sağlar. Küresel bir tehdit olan kara paranın aklanmasının önlenmesi için kurulan organizasyonlar risk altındaki kuruluşları düzenleyerek ve denetleyerek başta kara para aklama olmak üzere tüm finansal suçların tespit edilerek önlenmesini amaçlamaktadır. Bu alandaki mevcut çözümlerin sabit maliyetleri küçük ve orta ölçekli işletmelerin karşılayamayacağı düzeyde olduğu için finansal suçlara karşı savunmasız haldeydi. Sanction Scanner olarak sağladığımız yapay zeka tabanlı çözümler, her büyüklükteki kuruluşun bu yükümlülüklerini uygun maliyetlerle kolayca yerine getirmelerini sağlıyor.

 

 

– Sanction Scanner’ın sağladığı yapay zeka odaklı çözümler neler?

Son yıllarda bu alanda düzenlemeler önem kazandı ve düzenleyiciler tarafından kuruluşlara uygulanan denetimler arttı. Bunların sonucunda yükümlülüklerini yerine getirmeyen kuruluşlar ağır para cezaları ile yüzleşiyor. Artan denetimler ve cezalar sonucunda Sanction Scanner’ın sağladığı çözümler daha da önem kazandı. Uyum konusu geçmişte şirketler için karmaşık bir süreçti. Günümüz teknolojisinde yapay zeka destekli çözümler şirketlerin uyum sürecini kolay hale getirdi. Sanction Scanner’ın veritabanında 200’den fazla ülkenin yaptırım, yasaklılar, arananlar ve siyasi nüfuzlu insanlar gibi kuruluşlar için yüksek riskli kişilerin verileri yer alır. Sanction Scanner tüm bu verileri gerçek zamanlı olarak izler ve yapay zeka desteği ile yapılandırır. Örneğin, farklı ülkelerin farklı listelerinde aynı kişiye ait veriler yer alabilir. Sanction Scanner’ın gelişmiş algoritmaları ve binary classification gibi yöntemlerle farklı listelerdeki aynı kişiye ait verileri toplar ve bunları o kişiye ait tek bir profil altında gösterir. Böylece kuruluşlar tek bir geliştirilmiş profil ile o kişiye ait gerekli tüm bilgilere aynı yerden ulaşabilirler. Bu yanlış alarm sayısını ve onlara harcanan süreyi minimize eden bir yöntemdir.

AML İzleme Yazılımı

Çözümlerimizden ilki olan “AML İzleme Yazılımı (AML Screening Software)”, kuruluşların yükümlülüklerinden olan risk değerlendirmesini milisaniyeler içinde yerine getirmelerini sağlar. Kuruluşlar mevcut ve yeni müşterilerini iki yüzden fazla ülkenin verilerinde tarayarak risk değerlendirmesi uygulamış olur. Ayrıca sağladığımız API entegrasyonu ile kuruluşlar tüm bu kontrolleri otomatik olarak arka planda gerçekleştirebilir ve böylece iş yükünü azaltabilirler.

AML İşlem İzleme Yazılımı

“AML İşlem İzleme Yazılımı (Transaction Screening Software)” çözümümüz ise finansal kuruluşların aracılık ettikleri finansal işlemlerdeki alıcıyı ve göndericiyi Sanction Scanner’ın veritabanında tarar. Böylece kuruluşlar yüksek riskli kişiler arasında finansal işlemleri tespit edebilir ve bunlara karşı önlem alabilir.

Otomatik İşlem İzleme Yazılımı

Yakın zamanda çıkardığımız ve hala geliştirmeye devam ettiğimiz son ürünümüz ise “Otomatik İşlem İzleme (Transaction Monitoring) Yazılımı. Finansal kuruluşların geniş bir müşteri portföyü var ve kuruluşlar üzerinden gün içinde binlerce belki yüzbinlerce finansal işlem gerçekleşiyor. Bu işlemler arasındaki şüpheli işlemleri manuel yöntemlerle tespit etmek imkansız. Çözümümüz olan Otomatik İşlem İzleme Yazılımı kuruluşların aracılık ettikleri tüm işlemlerin belirli kural ve senaryolara göre otomatik olarak izlenmesini sağlıyor. Kuruluşlar yazılım üzerinden kendi risk seviyelerine göre kurallar oluşturur ve gerçekleşen her işlem bu kurallara göre taranır. Kuralların tetiklenmesi halinde yazılım alarm üretir ve kuruluşun görevlisi bu işlemi kontrol eder. Böylece sadece alarm üretilen işlemler manuel olarak kontrol edileceği için büyük zaman tasarrufu sağlar. Burada Yapay zeka ve makine öğrenmesi destekli yaklaşımımız ile işlemlerin yoğunlaştığı aralıkları müşterilere özel olarak algılayıp, her müşterinin kendi işlem örüntüsüne uygun olarak üretilmesini sağlıyoruz. Bu sayede hem müşterimiz olan kurum gereksiz False- Positive’ler ile uğraşmak zorunda kalmıyor, hem de kurumun müşterilerinin gereksiz yere işlemleri kesilmiyor.

(Transaction Monitoring Ekran Görüntüsü)

 

Pazar Hedefleri

Fintech sektörünün büyümesiyle regülasyon teknolojilerine ihtiyaç da artıyor ve bunun paralelinde regtech sektörü yıldan yıla büyüme gösteriyor. Sağladığımız küresel çözümler ile hiç yatırım almadan tamamen öz kaynaklarımızla bir sene içerisinde farklı coğrafyalardan 12 ülkeden 35’ten kuruluşa ulaştık. Önümüzdeki dönemde de Avrupa ve MENA pazarı ağırlıklı olmak üzere daha fazla ülkeden daha fazla kuruluşa ulaşmak istiyoruz.

– Türkiye yapay zeka ekosistemini nasıl görüyorsunuz? Fırsatlar ve engelleri nasıl yorumluyorsunuz?

Yapay zeka tüm alışkanlıklarımızı değiştirdi ve değiştirmeye devam edecek. Şu an için yapay zekanın geleceğini tahmin etmek gerçekten zor. Baş döndürücü şekilde büyümeye devam ediyor. Ülkemizin, görece önde olduğumuz belli dikeylerde Yapay Zeka ve Makine öğrenmesi alanlarını stratejik alanlar olarak ilan etmesi gerektiğini düşünüyorum. Teknolojiye adaptasyon hızımız burada bize çeşitli fırsatlar sunacak. Ancak, büyük veriye erişme, verinin tasnif edilmesinde yaşanan zorluklar ve standart olmayan yapılar ile yetişmiş insan gücümüzün ve üniversitelerimizin bu alandaki eksikliği gördüğüm engeller. Bu alanlardaki eksikleri hızlıca tamamlarsak bu dönüşümden katma değer üretmek noktasında olabildiğince faydalanabiliriz.

– Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin ekosisteme nasıl bir faydası var, sizin beklentileriniz neler?

Yapay zeka ekosistemindeki girişimler ve yapay zeka ülkemizde her geçen gün gelişme gösteriyor. Bunların paralelinde bu sektördeki paydaşların iş birliği süreçleri çok önemlidir. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi bu noktada önemli bir sorumluluğu üstleniyor. TRAI, yapay zeka alanında faaliyet gösteren kişi ve kurumların bir arada daha güzel işler yapmasını destekliyor. Bu ekosistemdeki oyuncuların birbirlerini desteklemesinin tüm ekosistemin yararına olacağının inancındayız.

BAĞLANTILI HABERLER

Yapay Zeka Girişimlerinden Eatron 1 Milyon Euro Yatırım Aldı

35. TRAI Meet-Up’ında “Ses Teknolojileri ve Yapay Zeka” Konuşuldu

Biyometrik Güvenlik Hayatımızı Nasıl Etkileyecek?