EkonomiGelecekGenelTeknolojiToplum

Endüstri 4.0, robotlar, ileri otomasyon ve en önemlisi yapay zeka tüm meslekleri yok mu edecek? Mavi yakalıları zaten, doktorları, avukatları, yöneticileri ve hatta sanatçıları, tasarımcıları da mı yok edecek? Felaket senaryoları çizmek bugünlerde pek moda. Oysa durum çok öyle değil.

İnsanlık sürekli teknolojik olarak gelişti. Özellikle bilimsel devrim, rönesans, aydınlama ve sanayi devrimi ile birlikte gelişim süreci çok ivme kazandı. Toplum gelişti, ekonomi büyüdü ve küreselleşti, siyasi ve hukuki düzen buna ayak uydurdu, derken insanlık olarak evrildik, geliştik, bugünlere geldik.

Sadece 20. yüzyıldaki gelişmeleri hatırlayın, düşünün. İçten yanmalı motor, seri üretim, petrol ve petrokimya sanayi bize metropolleri, AVM’leri, küresel tüketim toplumunu getirdi. Uçaklar, roketler, trenler ve nükleer teknolojiler bize dünya çapında ve dünya ötesinde seyahati getirdi, sonsuz enerji getirdi.

Penisilin, röntgen, MR, genetik ve daha nice buluş bizi bugünkü ileri seviye sağlık hizmetlerini getirdi. Neredeyse her hastalığı teşhis edebilir, pek çoğunu tedavi edebilir, bazılarını hatta yok edebilir hale geldik. Daha az çocuk ölüyor, daha az anne ölüyor, insan ömrü her geçen gün sürekli uzuyor, kalitesi artıyor.

21. yüzyılın süper star teknolojileri genetik, nanoteknoloji, robotik ve uzay teknolojileri ve benzeri. Bugünlerde özellikle yapay zeka ile ilgili pek çok haber okuyoruz. Çoğu kıyamet senaryosu gibi. Yapay zeka bizim fişimizi mi çekecek? Yapay zeka kitlesel işsizlik getirecek! Yapay zeka bilinç kazanacak ve kendini üstün ırk ilan edip, insanlığı yok edecek! Ve daha niceleri…

Sanırım olumsuz haberler daha çok dikkat çektiği için böyle. Oysa biz tam aksini düşünüyoruz, içtenlikle aksini savunuyoruz.

Bir insanın bıçaklanması bıçağın suçu değildir, insanın bu aleti kötü amaçlı kullanmasıdır. Sanırım bu yazıyı okuyan insanların çoğu (ümidim hepsi) eline her gün bir bıçak alıyor, ama hiç kimseyi bıçaklamıyor, sadece ekmek dilimliyor, sadece elma soyuyor, balık fileto ediyor. Demek istediğim anlaşıldı sanırım…

Yapay zeka için de durum böyle. Teknolojiyi nasıl kullandığımız önemlidir. Eğer insanlık için, insanlığın önemli sorunlarını çözmek için yapay zeka kullanılırsa, yarınlarımız daha güzel olur, daha verimli olur, daha kreatif olur, daha insancıl olur. Neden konuya böyle bakmayalım, kafaları böyle şartlandırmayalım ki? Bizim pek çok konuda yaklaşımımız bu şekilde. Eğer şehirlerin daha güzel olmasını istiyorsak, bu hepimizin elinde. Eğer trafiğin azalmasını istiyorsak, bu münferiden her birimizin, yani toplamda hepimizin elindedir. Geçmiş geride kalmıştır, ancak ders alabiliriz. Ama gelecek önümüzdedir, bizim elimizdedir. Güzel gelecek tasavvurları üretirsek, daha güzel olma ihtimali artar. Hayal gücümüzü olumlu yönde değil, olumsuz yönde kullanırsak, daha karanlık yarınlar olma ihtimali daha yüksek. Böyle olmasını sanırım kimse istemez…

Bloomberg web sitesinde güzel bir grafik yayınlandı. Hangi mesleklerin yapay zeka teknolojileri ile tehdit altında olup olmadığını gösteren interaktif bir infografik.

Bu araştırmanın temelinde Oxford Üniversitesi İnsanlığın Geleceği (Future of Humanity) enstitüsünden yayınlanan bir rapor yer almaktadır. (raporu buradan indirebilirsiniz)

Bir başka önemli çalışma MIT Üniversitesinden Daron Acemoğlu’nun raporudur. Bu çalışmada çok önemli bir tespitte bulunmaktadır. Teknolojinin gelişimi genelde meslekleri yok etmez, daha çok bazı görevleri (task) rasyonelize eder, otomatize eder. Zaten de öyle olmalı. Tarım devam ediyor, çiftçi mesleği devam ediyor, ama otonom traktörler çift sürer, tohumu eker, hasatı yapar. Çiftçinin işi bu teknolojileri kurmak, hasatı satmak, hava koşullarını takip etmek, kooperatifler kurmak, haklarını aramak, organik ve ekolojik tarıma doğru evrilmek…

Fabrikalar var olmaya devam edecek, mühendislik devam edecek, üretim ve lojistik devam edecek, bunları organize eden, planlayan ve yöneten uzmanlara ve mühendislere ihtiyaç devam edecek, ama belki 5 – 10 – 20 yıl içinde fabrikalar karanlık hale gelecek, uzmanlar uzakta bir ofiste, dijital ikiz üzerinde tüm faaliyetleri takip edecek, yönetecek. Bu dönüşüme ayak uydurabilen mavi ve beyaz yakalı işçiler, uzmanlar ve yöneticiler katma değer üretmeye devam edecek, diğerleri bir şekilde başka alanlarda işler bulacak.

MIT’nin raporunu buradan indirebilirsiniz…

Bu rapor New York Times gazetesinde haber oldu. Benzer bir şekilde Ekonomist dergisi bu konuya yer verdi.

Bundan dolayı teknolojinin gelişiminden korkmayın, kimseyi de korkutmayın. Önemli olan değişime ayak uydurmak, kendi yetkinliklerinizi geliştirmek, etrafınızın yetkinliklerini geliştirmek, nitekim insanlığın gelişimine katkıda bulunmak…

Darwin de öyle demedi mi? En güçlü olan veya en hızlı olan veya en akıllı olan değil, değişime en iyi uyum sağlayan hayatta kalacaktır.

Hayatın her alanı için fevkalade geçerli olan temel bir kural. Bu anlamda herkese kolay gelsin, yarınlarımız aydınlık olsun, yapay zeka insanlığa hizmet etsin…