Cam sektörü; enerji yoğun üretim yapısı, çok tesisli operasyonları ve küresel tedarik zincirleri nedeniyle verimlilik, kalite ve sürdürülebilirliğin bir arada yönetilmesini gerektiriyor. Yapay zeka ise bu alanda yalnızca üretim süreçlerini optimize eden operasyonel bir araç değil; karar alma kabiliyetini güçlendiren, kaynak kullanımını iyileştiren ve şirketlerin rekabet gücünü artırabilecek önemli bir dönüşüm alanı olarak öne çıkıyor.
Bu dönüşümün cam sektöründeki karşılığını, “TRAI – Liderlerle Yapay Zeka” röportaj serisi kapsamında Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar ile konuştuk. Yorgancılar; yapay zekanın sektörde yaratacağı değişimi, çok tesisli üretim yönetimindeki potansiyelini, sürdürülebilirlik hedeflerine katkısını ve bu süreçte insan ile kurum kültürünün rolünü anlattı.
– Cam sektörü dışarıdan bakıldığında geleneksel bir üretim alanı gibi görülebiliyor. Sizce yapay zeka bu sektörde en büyük dönüşümü hangi alanda yaratacak?
Cam sektörü gerçekten de dışarıdan bakıldığında geleneksel üretim dinamiklerine sahip bir alan gibi algılanabiliyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada, yalnızca cam sektöründe değil, üretim yapan tüm sanayi şirketlerinde yapay zekanın çok önemli bir dönüşüm aracı olacağını düşünüyorum. Hatta konuyu sadece üretimle sınırlamamak gerekir; yapay zeka, bir kurumun satıştan planlamaya, tedarikten kaliteye, finanstan insan kaynaklarına kadar tüm faaliyetlerinde değer yaratma potansiyeline sahip.
Yorglass olarak biz yapay zekanın şirketimizde temel olarak iki ana başlıkta değer yaratacağını öngörüyoruz. Bunlardan ilki operasyonlar, ikincisi ise karar verme süreçleri. Operasyonlar tarafında yapay zeka; üretim süreçlerinin daha verimli, hızlı, standart ve öngörülebilir yönetilmesini sağlayacak. Karar verme tarafında ise en büyük katkı, doğru ve güncel veriye dayalı karar alma kabiliyetinin güçlenmesi olacak.
Bugünün rekabet ortamında sadece üretmek yeterli değil; hızlı üretmek, kaliteli üretmek, değişen müşteri beklentilerine esnek şekilde cevap verebilmek ve bunu sürdürülebilir maliyet yapısıyla yapabilmek gerekiyor. Yapay zeka bu anlamda cam sektörünün yalnızca üretim yöntemlerini değil, yönetim anlayışını da dönüştürecek. Bizim için en büyük dönüşüm, şirketin tamamında daha bağlantılı, daha veriye dayalı ve daha çevik bir iş yapış modeline geçiş olacak.
– Yorglass için yapay zeka verimlilik, kalite kontrol, fire azaltımı ve proses optimizasyonu gibi alanlarda nasıl somut katkılar sağlayabilir? Sizce bu katkılar yapay zekayı operasyonel bir araç olmanın ötesinde stratejik bir büyüme kaldıracına dönüştürür mü?
Bir önceki soruda bahsettiğim operasyonlar başlığı, aslında şirket içerisindeki tüm süreçleri kapsıyor. Verimlilik, kalite kontrol, fire azaltımı, proses optimizasyonu, bakım, planlama, stok yönetimi ve üretim akışı gibi tüm alanlar bu başlığın içinde değerlendirilebilir. Bizim buradaki temel hedefimiz, uçtan uca, kesintisiz ve sürtünmesiz bir iş akışı oluşturmak.
Bunu biraz daha açmak gerekirse; kurumlarda zaman zaman katma değer yaratmayan, tekrar eden, manuel ilerleyen ya da kişilere bağımlı süreçler oluşabiliyor. Yapay zekanın en önemli katkılarından biri, bu tekrar eden işleri üstlenerek insan kaynağının daha fazla analiz, iyileştirme, inovasyon ve müşteri değeri yaratmaya odaklanmasını sağlamasıdır. Doğru kurgulandığında yapay zeka, yalnızca işleri hızlandıran bir teknoloji değil, aynı zamanda süreçlerin daha güvenilir veri üretmesini sağlayan bir yapı haline geliyor.
Kalite kontrol tarafında yapay zeka, görsel kontrol sistemleri ve veri analitiğiyle hataların daha erken tespit edilmesini sağlayabilir. Fire azaltımında, üretim parametreleri arasındaki ilişkileri analiz ederek kayıpların hangi noktalarda oluştuğunu daha görünür hale getirebilir. Proses optimizasyonunda ise makine, enerji, işçilik, hammadde ve zaman kullanımını daha verimli hale getirecek öneriler sunabilir.
Bu nedenle yapay zekayı sadece operasyonel bir araç olarak görmüyoruz. Evet, ilk etkileri verimlilik, hız ve maliyet avantajı olarak görünebilir; ancak uzun vadede yapay zeka, şirketin rekabet gücünü, müşteri memnuniyetini, kârlılığını ve büyüme kapasitesini doğrudan etkileyen stratejik bir kaldıraç haline gelir. Bizim için yapay zekanın asıl değeri de tam olarak burada ortaya çıkıyor.
– Yorglass’ın farklı şehirlerde ve farklı ürün gruplarında üretim yapan bir yapısı var. Yapay zeka çok tesisli üretim yönetiminde nasıl bir avantaj sağlayabilir?
Yorglass’ın farklı şehirlerde, farklı ürün gruplarında ve farklı müşteri ihtiyaçlarına cevap veren bir üretim yapısı var. Böyle bir yapıda en kritik konulardan biri, tüm tesislerde ortak bir veri dili oluşturmak, süreçleri görünür hale getirmek ve karar alma hızını artırmaktır. Yapay zeka burada bize özellikle hız, doğru veri ve güncel bilgiye erişim konularında önemli katkılar sağlayacak.
Çok tesisli yapılarda üretim planlama, kapasite kullanımı, stok yönetimi, sevkiyat, kalite takibi ve müşteri taleplerine cevap verme süreçleri daha karmaşık hale gelebiliyor. Yapay zeka bu karmaşıklığı yönetilebilir hale getiren önemli bir araç. Tesisler arasındaki verileri karşılaştırmak, en iyi uygulamaları yaygınlaştırmak, darboğazları erken görmek ve kaynakları daha doğru yönlendirmek mümkün hale geliyor.
Yorglass’ın güçlü taraflarından biri de müşteriyi merkeze alan şirket kültürü. Yapay zeka sayesinde iletişim hızımız ve veriyle hareket etme kabiliyetimiz arttıkça, müşteriye verdiğimiz hizmetin kalitesi de güçlenecek. Çünkü müşterinin beklentisine daha hızlı cevap verebilmek, terminleri daha doğru yönetebilmek ve üretim süreçlerinde daha öngörülebilir olmak rekabette çok önemli avantajlar sağlıyor.
Bu nedenle çok tesisli üretim yönetiminde yapay zekayı yalnızca iç verimlilik aracı olarak değil, aynı zamanda müşteri deneyimini iyileştiren, tesisler arası sinerjiyi artıran ve şirket genelinde ortak akıl oluşturan stratejik bir teknoloji olarak görüyoruz.
– Küresel tedarik zincirlerinde hız, esneklik ve öngörülebilirlik daha kritik hale geldi. Yapay zeka bu alanda Türk sanayi şirketlerine nasıl bir rekabet avantajı sunabilir?
Küresel tedarik zincirlerinde son yıllarda çok ciddi bir değişim yaşanıyor. Hız, esneklik ve öngörülebilirlik artık sadece operasyonel başarı kriterleri değil, şirketlerin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar haline geldi. Özellikle belirsizliklerin arttığı, maliyetlerin hızla değiştiği ve müşteri beklentilerinin daha dinamik hale geldiği bir dönemde, şirketlerin reaksiyon kabiliyeti çok kritik.
Burada en önemli konu, şirketlerin uçtan uca süreçlerini birbirine bağlayabilmesi. Süreçlerini dijital olarak entegre edememiş, verisini güncel ve güvenilir şekilde yönetemeyen şirketlerin reaksiyon kabiliyeti düşük kalıyor. Daha da önemlisi, alınan kararlar çoğu zaman doğru ve güncel veriye dayanmadığında ciddi verimsizlikler ortaya çıkıyor. Bu durum stok fazlası, gecikme, yanlış planlama, kapasite kaybı ya da müşteri memnuniyetsizliği gibi sonuçlar doğurabiliyor.
Yapay zeka, tedarik zincirinde talep tahmini, üretim planlama, stok optimizasyonu, satın alma kararları, lojistik yönetimi ve risk analizi gibi alanlarda büyük avantaj sağlayabilir. Örneğin talepteki değişimi daha erken okumak, tedarik risklerini önceden fark etmek, alternatif senaryolar oluşturmak ve kapasiteyi buna göre yönetmek mümkün hale gelir.
Türk sanayi şirketleri açısından bu konu çok önemli. Çünkü küresel rekabette sadece maliyet avantajı ile ilerlemek artık yeterli değil. Hızlı karar alan, verisini iyi kullanan, müşteriye yakın duran ve değişime hızlı uyum sağlayan şirketler öne çıkacak. Yapay zeka da bu noktada Türk sanayisine daha çevik, daha öngörülü ve daha rekabetçi bir yapı kazandırabilir.
– Cam sektörü enerji ve kaynak kullanımı açısından dikkatle yönetilmesi gereken bir alan. Yapay zeka sürdürülebilirlik hedeflerine nasıl katkı sağlayabilir?
Cam sektörü enerji kullanımı yoğun olan bir sektör. Bu nedenle enerji verimliliği, kaynak kullanımı, üretim standardizasyonu ve proseslerin optimum seviyede yönetilmesi bizim için son derece kritik. Enerji, işçilik, hammadde, fire ve makine verimliliği gibi unsurlar doğrudan üretim verimliliğini ve sürdürülebilirlik performansını etkiliyor.
Yapay zeka burada hem ölçümleme hem de iyileştirme anlamında önemli katkılar sağlayabilir. Öncelikle süreçlerdeki veriyi daha anlamlı hale getirerek hangi noktada ne kadar enerji kullanıldığını, hangi proses parametrelerinin verimliliği etkilediğini ve hangi koşullarda fire ya da kayıp oluştuğunu daha net görmemizi sağlar. Bu görünürlük, sürdürülebilirlik hedefleri için çok değerli bir başlangıç noktasıdır.
Bunun yanında yapay zeka, üretim süreçlerinin optimum seviyede standartlaştırılmasına yardımcı olabilir. Enerji tüketimini azaltacak parametrelerin belirlenmesi, bakım ihtiyaçlarının önceden tahmin edilmesi, makine performansının izlenmesi ve proseslerdeki sapmaların erken fark edilmesi gibi alanlarda ciddi faydalar yaratabilir.
Biz sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda operasyonel mükemmelliğin bir parçası olarak görüyoruz. Daha az kaynakla daha verimli üretim yapmak, hem çevresel etkiyi azaltır hem de şirketin rekabet gücünü artırır. Yapay zeka bu açıdan sürekli iyileştirme ve geliştirme kültürünü destekleyen çok önemli bir araç olacak.
– Yapay zeka projelerinde teknoloji kadar kültür ve insan faktörü de belirleyici. Yorglass’ta yapay zeka dönüşümünün kurum içinde sahiplenilmesi için nasıl bir yaklaşım izliyorsunuz?
Yapay zeka dönüşümünde teknoloji elbette çok önemli; ancak tek başına yeterli değil. Bu dönüşümün başarılı olabilmesi için kurum kültürünün, liderlik yaklaşımının ve çalışanların bu süreci sahiplenmesinin belirleyici olduğunu düşünüyorum. Çünkü yapay zeka sadece bir yazılım ya da otomasyon yatırımı değil; aynı zamanda iş yapış biçimlerinin yeniden düşünülmesini gerektiren bir dönüşüm.
Yorglass olarak sektör ortalamasının üzerinde, veriyle karar verme kültürüne sahip bir yapımız olduğunu düşünüyoruz. İş süreçlerimiz, müşteri yaklaşımımız ve kurum kültürümüz bu anlayışı destekliyor. Bu nedenle yapay zeka dönüşümünü kurum içinde tamamen dışarıdan gelen bir değişim olarak değil, mevcut kültürümüzü güçlendiren doğal bir gelişim alanı olarak görüyoruz.
Çalışanlarımızın bu konudaki sahiplenmesi bizim için çok değerli. Mevcut insan kaynağımız, yapay zekanın doğru kullanıldığında verimliliği artıracağına, tekrar eden işleri azaltacağına ve ekiplerin daha katma değerli alanlara odaklanmasını sağlayacağına inanıyor. Bu inanç ve başarı motivasyonu, dönüşümün kurum içinde daha güçlü şekilde benimsenmesini sağlıyor.
Yönetim olarak bu sahiplenme bizi cesaretlendiriyor. Çünkü yapay zeka yatırımlarının gerçek karşılığı, ancak çalışanların bu teknolojiyi günlük iş süreçlerinin bir parçası haline getirmesiyle ortaya çıkar. Biz de bu nedenle yapay zeka projelerine sadece teknoloji yatırımı olarak değil, insan, süreç ve kültür dönüşümünü birlikte ele alan stratejik bir program olarak yaklaşıyoruz.
– Yapay zeka çağında cam sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz? Bu dönüşüm sektörde rekabeti, üretim anlayışını ve sürdürülebilirlik beklentilerini nasıl değiştirebilir?
Yapay zeka çağında cam sektörünün çok önemli bir dönüşüm sürecine gireceğini düşünüyorum. Bugün sanayide kâr marjları oldukça daralmış durumda. Ülkemizde birçok sanayi sektörü, yarattığı katma değer açısından hâlâ gelişime açık bir konumda. Diğer taraftan Çin gibi büyük ölçek avantajına sahip ülkelerle rekabet etmek de kolay değil. Dolayısıyla artık sadece tek bir alana odaklanarak, örneğin yalnızca maliyetleri azaltarak ya da yalnızca üretimi hızlandırarak sürdürülebilir kârlılık yaratmak mümkün değil.
Bugünün en önemli problemlerinden biri belirsizlik. Talep değişiyor, maliyetler değişiyor, tedarik zincirleri değişiyor, müşteri beklentileri değişiyor. Böyle bir ortamda şirketlerin aynı anda birçok değişkeni izleyebilmesi, bu değişkenlerin şirkete etkisini ölçebilmesi ve riskleri önceden yönetebilmesi gerekiyor. Yapay zeka tam da bu noktada çok önemli bir avantaj sağlıyor.
Yapay zeka sayesinde şirketler yalnızca geçmiş performansa bakarak değil, geleceğe dönük senaryolar oluşturarak karar alabilecek. Üretim anlayışı daha öngörülü, daha esnek ve daha veri odaklı hale gelecek. Rekabet ise sadece kapasiteye ya da fiyata dayalı olmaktan çıkıp; hız, kalite, sürdürülebilirlik, müşteri deneyimi ve karar alma kabiliyeti üzerinden şekillenecek.
Sürdürülebilirlik beklentileri de bu dönüşümün önemli bir parçası olacak. Enerjiyi daha verimli kullanan, kaynak tüketimini azaltan, firesini düşüren, proseslerini sürekli iyileştiren şirketler gelecekte daha güçlü konumlanacak. Yapay zeka bu hedeflere ulaşmak için yalnızca destekleyici bir teknoloji değil, aynı zamanda yeni sanayi anlayışının temel araçlarından biri olacak.
Biz Yorglass olarak bu dönüşümü bir tehdit değil, önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Doğru veri, doğru insan kaynağı, doğru teknoloji ve güçlü bir kurum kültürü bir araya geldiğinde, yapay zekanın cam sektöründe hem rekabeti hem üretim anlayışını hem de sürdürülebilirlik standartlarını ileri taşıyacağına inanıyoruz.
29 ülkenin temsilcileri, Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü’nün kuruluş anlaşmasını Şanghay’da imzaladı. Merkezi Şanghay’da bulunacak…
Future of Life Institute tarafından yayımlanan AI Safety Index – Summer 2026 raporunda, dokuz yapay…
Anthropic, yeni yapay zeka modeli Claude Sonnet 5’i duyurdu. Şirket, yeni modeli Sonnet ailesinin bugüne…
Açık kaynaklı kişisel yapay zeka asistanı OpenClaw’ın iOS ve Android uygulamaları yayınlandı. OpenClaw, gelişmeyi X…
106. TRAI Meet-Up’ta savunma sanayisinde algoritmik güç ve yapay zeka uygulamalarını ele aldık. HAVELSAN ev…
Eğitim teknolojileri (EDTech) artık yalnızca ders içeriklerinin dijital ortama taşınmasıyla sınırlı değil. Bugün EdTech; öğrenme…