TRAI Meet-Up serimizin 105. etkinliğini, “Algoritmadan Sepete: Perakende ve Pazarlamada Yapay Zeka” başlığıyla gerçekleştirdik. TRAI Ekosistem Direktörü Betül Kübra Ekinci’nin moderasyonunu üstlendiği etkinlikte, yapay zekanın perakende ve e-ticaret dünyasında müşteri deneyiminden operasyonel süreçlere, arama teknolojilerinden erişilebilirliğe kadar uzanan etkileri ele alındı.
Etkinlikte SchemaPlus Kurucusu ve CEO’su Barış Yüksel, iLab Data Science Lead’i Afra Arslan, Teknosa Yapay Zeka Mühendisi Alp Türkbayrak, LUNAAR Kurucusu Selman Yılmaz, inveon.ai Growth ekibinden Şevval Özkul ve Binclusive Kurucu Ortağı Atakan Nalbant sunumlarıyla yer aldı.
Etkinlik boyunca yapay zekanın perakende ve pazarlamada görünürlük, deneyim, operasyonel verimlilik ve kapsayıcılık açısından yarattığı dönüşüm farklı başlıklar üzerinden değerlendirildi.
Etkinliğin ilk sunumunda Barış Yüksel, SEO’dan GEO’ya geçişi ele aldı. “Yapay Zeka Çağında Yüksek Performanslı E-ticaret Sitelerinin Gizli Sırrı: Veri Omurgası Olarak Schema” başlıklı sunumda, yapay zeka sistemlerinin web sitelerini nasıl okuduğu ve yapılandırılmış verinin markalar için neden kritik hale geldiği aktarıldı.
Yüksel, büyük dil modelleri ve üretken yapay zeka tabanlı arama deneyimleri yaygınlaştıkça, markaların dijital görünürlük stratejilerinin de değiştiğini vurguladı. Kullanıcıların artık yalnızca klasik arama motorlarına değil, yapay zeka destekli yanıt motorlarına ve alışveriş asistanlarına da başvurması, içeriklerin yapay zeka sistemleri için de okunabilir olmasını gerekli kılıyor.
Bu noktada GEO, yani Generative Engine Optimization kavramı öne çıkıyor. Ürün adı, fiyat, stok, kargo bilgisi, kullanıcı yorumları ve iade koşulları gibi verilerin net biçimde sunulması, yapay zeka destekli arama ve öneri sistemlerinde görünürlüğü artırabiliyor. Sunumda Schema.org ve JSON-LD gibi yapılandırılmış veri standartlarının önemi de vurgulandı.
iLab Data Science Lead’i Afra Arslan, “Bu İlan Neden Daha Çok İlgi Çekiyor?” başlıklı sunumunda, ilan performansını etkileyen unsurların yapay zeka ile nasıl analiz edilebildiğini anlattı.
Arslan, metinlerin, görsellerin ve kullanıcı davranışlarının birlikte analiz edilmesiyle daha güçlü içgörüler üretilebildiğini paylaştı. Çok modlu büyük dil modelleri, yalnızca ilan başlığı veya açıklamasını değil, görselleri de analiz ederek bir ilanın kullanıcı açısından ne kadar dikkat çekici olduğunu ve hangi bilgilerin daha iyi vurgulanması gerektiğini ortaya koyabiliyor.
Sunumda özellikle bağlamsal başlıkların etkisi öne çıktı. “3+1 daire” gibi genel ifadeler yerine “metroya 2 dakika” veya “hastaneye komşu” gibi kullanıcının günlük hayatına dokunan ifadelerin daha yüksek etkileşim yaratabildiği aktarıldı. Görsellerde doğal ışık, yeşil alan, manzara veya ferahlık hissi gibi unsurların da kullanıcı ilgisini artırabildiği paylaşıldı.
Bu yaklaşım, ilan platformlarının ilan sahiplerine “hangi bilgiyi eklemelisin?”, “fiyatın bölge ortalamasına göre nerede duruyor?” veya “hangi görseller daha iyi performans sağlar?” gibi aksiyona dönük öneriler sunmasını mümkün kılıyor.
Teknosa Yapay Zeka Mühendisi Alp Türkbayrak, “Teknosa Smart Search” başlıklı sunumunda e-ticaret platformlarında arama deneyiminin yapay zeka ile nasıl dönüştüğünü aktardı.
Türkbayrak, kullanıcıların artık ürün ararken yalnızca kısa anahtar kelimeler değil; doğal dilde, daha uzun ve niyet içeren sorgular kullandığını belirtti. Geleneksel arama sistemleri kelime eşleşmesine dayanırken, semantik arama kelimelerin arkasındaki anlamı yakalayarak kullanıcıyı daha doğru ürünlerle buluşturabiliyor.
Teknosa’nın Smart Search yaklaşımı, klasik arama ile semantik aramayı bir araya getiren hibrit bir yapı sunuyor. Bu yapı; hız, doğruluk ve kullanıcı niyetini anlama açısından daha güçlü bir deneyim yaratıyor. Büyük dil modelleriyle sonuçları yeniden sıralamak ve yapay zeka destekli satış danışmanı deneyimleri sunmak da e-ticaret aramasını daha kişiselleştirilmiş hale getiriyor.
LUNAAR Kurucusu Selman Yılmaz, “Perakendede Görsel Zeka Devrimi ve Ölçülebilir Kazanımlar” başlıklı sunumunda, e-ticarette “ürünü deneyimleyememe” problemine odaklandı.
Fiziksel mağazada kullanıcı ürünü görebiliyor, dokunabiliyor ve deneyebiliyor. Dijital kanallarda ise bu deneyim eksik kaldığında, özellikle moda, mobilya ve aksesuar gibi kategorilerde iade oranları artabiliyor.
Yılmaz, görsel zeka, 3D modelleme, artırılmış gerçeklik ve sanal deneme teknolojilerinin bu boşluğu kapattığını anlattı. Sunumda Studio AI, Size AI ve Render AI gibi çözümler üzerinden; tek bir ürün fotoğrafından farklı konseptlerde katalog görselleri üretmek, kullanıcı fotoğrafından ölçü tahmini yapmak ve teknik çizimleri fotogerçekçi görsellere dönüştürmek gibi kullanım alanları paylaşıldı.
inveon.ai Growth ekibinden Şevval Özkul, “Agentic Shopping Advisor ve AI Ajanları” başlıklı sunumunda üretken yapay zekadan aksiyon alan yapay zekaya geçişi ele aldı.
Agentic AI yaklaşımı, yapay zekanın yalnızca içerik üretmesini değil, belirli hedefler doğrultusunda karar almasını ve süreçleri yönetmesini mümkün kılıyor. E-ticaret tarafında bu yaklaşım hem müşteri deneyiminde hem operasyonlarda güçlü fırsatlar yaratıyor.
Back-office ajanları stok fazlası ürünleri analiz edebiliyor, kampanya önerileri oluşturabiliyor veya pazarlama bütçelerini optimize edebiliyor. Müşteri tarafında ise yapay zeka destekli alışveriş danışmanları, kullanıcının ihtiyacını anlayarak kişiselleştirilmiş öneriler sunabiliyor.
Binclusive Kurucu Ortağı Atakan Nalbant, “E-ticaretin Kör Noktası: Ulaşılamayan Müşteri Kitlesi ve Erişilebilirlik” başlıklı sunumunda, dijital erişilebilirliğin e-ticaret için neden kritik bir konu olduğunu anlattı.
Görme engelli kullanıcılar başta olmak üzere farklı ihtiyaçlara sahip kullanıcılar, dijital platformlarda hâlâ birçok bariyerle karşılaşıyor. Ürün görsellerinde alternatif metinlerin olmaması, butonların doğru etiketlenmemesi veya site navigasyonunun ekran okuyucularla uyumlu çalışmaması, kullanıcıların alışveriş deneyimini zorlaştırıyor.
Nalbant, yapay zeka destekli erişilebilirlik testlerinin bu sorunları daha hızlı tespit etmeyi ve ürün ekiplerine aksiyon alınabilir çıktılar sunmayı mümkün kıldığını aktardı. Erişilebilirliğin artık yalnızca sosyal sorumluluk değil; kullanıcı deneyimi, marka itibarı ve yasal uyum açısından da stratejik bir konu olduğu vurgulandı.
TRAI Meet-Up #105’te yapay zekanın perakende ve pazarlamada artık deneysel bir alan olmaktan çıkarak doğrudan iş sonuçlarına, müşteri deneyimine ve operasyonel verimliliğe etki eden bir dönüşüm aracı haline geldiği vurgulandı.
Etkinlikte öne çıkan temel mesajlar; markaların yapay zeka çağında görünür olmak için verilerini daha doğru yapılandırması, arama deneyiminin kullanıcı niyetini anlayan semantik yapılara dönüşmesi, görsel zeka ve sanal deneme teknolojilerinin dijital alışverişte güveni artırması, Agentic AI uygulamalarının operasyonları daha verimli hale getirmesi ve erişilebilirliğin tasarım sürecine en başından dahil edilmesi gerektiği yönünde oldu.
TRAI olarak Türkiye’nin yapay zeka ekosistemini inşa eden paydaşları bir araya getirmeye devam ediyoruz. 106. TRAI Meet-Up etkinliğimiz, 24 Haziran’da “Savunma Sanayii’nde Yapay Zeka Uygulamaları” başlığıyla Ankara’da fiziki olarak gerçekleştirilecek.
Yapay Zeka projelerinde ilk bakılan şey çoğu zaman performanstır. Doğruluk oranı kaç, F1 skoru ne…
TRAI Yapay Zeka Üretim ve Enerji Çalışma Grubu çevrim içi toplantısı, 6 Mayıs’ta 148 katılımcıyla…
CB Insights, dünyanın en umut vadeden erken aşama yapay zeka şirketlerini belirlediği AI 100 2026…
Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi olarak, 2017’den bu yana yürüttüğümüz haritalama çalışmasıyla Türkiye’de yapay zeka alanında…
TRAI Ekosistem Direktörümüz Betül Kübra Ekinci, Türkiye girişimcilik ekosisteminde erken exit tartışmasını değerlendirirken, bu tabloyu…
Türkiye’nin yapay zeka merkezi olarak, ekosistemi bir araya getirdiğimiz 9. Yıl Çalıştayı’nı gerçekleştirdik. Çalıştay boyunca…